HUZUR
X
X
İnsanın bir şeyler yazmaya çabalaması, içi doluyken çabalaması, ama başaramaması çok zor. Gerçekten çok zor. Boşalamamak, anlatamamak. Zannımca istisnasız her çağın ortak meselesi.
Kendini anlatmak. Burada yapmaya çalıştığım budur esasında. Lakin anlıyorum ki insanın kendini anlatması, bir iki olay, birkaç düzine kelimeyle ifade etmeye çalışması ağır yüklerin altına girmek gibi insanı yıpratan bir uğraş.
Evet başıma bir “hal” geldi. Bir olay. Bir sabah uyandım ve; mutlak sessizlik. Çok özlenen, ancak hayal edilebilen seslerin olduğu. Bunların dışında rahatsız eden, uykulardan uyandıran, huzur veren, geç kaldığını uyaran, fırındaki yemeğin piştiğini hatırlatan, kapının vurulduğunu, telefonun çaldığını haber veren kısacası tüm seslerden yoksun bir hayat.
Yeni çıkan şarkıların sözlerine bakıp acaba nasıl bir müzik kondurmuşlar buna dediğim, aklımda kalan şarkılarla avunduğum bir hayat.
Ve bir de etrafımda değişiveren dünya. Renklerin bulanıklaşması, anlamsızlaşması. Meğer ne kadar da seslere bağlıymış renkler. Şimdi şekli bozulmuş, renkleri silikleşmiş atmaya kıyamadığım bir oyuncak gibi duruyor ellerimde huzur.

0 felsefe yap!:
Yorum Gönder